Toplumsal ciNSİyet temelli yasalar, SÖzleşmeler, YÖnetmelikler (kasim 2019) İhd merkezi kadin komisyonu


Kadınlara yönelik uzman destek hizmetleri gibi hizmet sağlayıcıların çocuk tanıkları koruma ve destekleme kapasitelerini



Indir 0.93 Mb.
Sayfa265/503
Tarih10.02.2022
Büyüklüğü0.93 Mb.
#23
1   ...   261   262   263   264   265   266   267   268   ...   503
Kadınlara yönelik uzman destek hizmetleri gibi hizmet sağlayıcıların çocuk tanıkları koruma ve destekleme kapasitelerini artırmak.






  1. Çocukların tanık oldukları aile içi şiddete ilişkin sorunlar, Jeffrey L. Edleson, Kadına Yönelik Şiddet Net, m e v c u t l i n k : http://vawnet.org/sites/default/files/materials/files/2016-09/AR_Witness.pdf, erişim tarihi 6 Ocak 2017.

  2. Kadın Konukevlerinin Açılması ve İşletilmesi Hakkında Yönetmelik’in 33. Maddesinin, 1. Fıkrası.

  3. Kadın Konukevlerinin Açılması ve İşletilmesi Hakkında Yönetmelik’in 8. Maddesinin, 4e fıkrası.

  4. İlgili mevzuatın 22. ve 40. Maddeleri.


ŞÖNİM Yönetmeliği 19. Madde, 1. fıkrası

  1. Bkz. 31. Maddeyle ilgili olarak bu raporda daha fazla geliştirilen hususlar (velayet, ziyaret hakları ve güvenlik).



  1. Maddi Hukuk

195. İstanbul Sözleşmesi’nin V. Bölümü, hem medeni kanun hem de ceza hukuku alanlarında maddi hukuka ilişkin bir dizi hüküm sunar. Bu hükümlerin amacı, Sözleşmenin tüm taraflarında, kadına yönelik şiddeti önlemek, kadınların daha fazla mağdur olmalarını önleyerek onları korumak ve kolluk kuvvetlerinin sağlam müdahalesi ve kovuşturmasını sağlamak amacıyla gerekli yasal çerçevenin oluşturulmasına yardımcı olmaktır. Önceliklendirme bakımından, raporun bu bölümü, Sözleşmenin V. Bölümü’ndeki hükümlerin hepsini değil birkaçını ele almaktadır.

196. Mevcut prevalans verileri, eşlerinden veya partnerlerinden fiziksel ve/veya cinsel şiddet gören kadın mağdurların büyük çoğunluğunun (%89) şiddeti bildirmediğini göstermektedir181. Araştırma sonucuna göre, aile içi şiddeti bildirmeme nedenleri, şiddeti ciddi bir sorun olarak algılamamaktan çocuğun mutsuz olmasından korkmaya, aile itibarını zedelemekten utanmaya, eşin değişeceğini düşünmeye, nereye başvurulacağını bilmemeye ve kamu kurumlarına başvurmanın sonuçlarından korkmaya kadar değişiklik gösterir. Türkiye’deki kadınların maruz kaldıkları diğer şiddet türleri bakımından GREVIO’nun elde ettiği bilgiler, benzer şekilde, pek çok mağdurun şiddetle yalnız bir şekilde başa çıktığını ve kurumsal yardım aramadığını göstermektedir. Mağdurların şiddeti bildirmemeye ilişkin engellerin, damgalanma, misilleme korkusu, faile ekonomik bağımlılık, yasal bilgisizlik, dil sorunları ve/veya kolluk kuvvetlerine güven eksikliğinden kaynaklandığı görülmektedir. Özellikle tecavüz ve diğer cinsel şiddet biçimleri, mağdurlar tarafından nadiren bildirilmektedir. Bir bakıma, bu durumun, tecavüzün mağdurun “hatasına” bağlı olduğu ve “aileyi kirlettiği” yönündeki oldukça sorunlu kavram yanılgısına bağlı olduğu görülmektedir. Bu saptırılmış şiddet anlayışına göre, tecavüz mağdurlarının cezalandırılma ve şiddete daha fazla maruz kalma riskleri bulunmaktadır.



197. GREVIO, cinsel şiddet başta olmak üzere İstanbul Sözleşmesi kapsamındaki tüm şiddet türleriyle ilgili olarak eksik bildirime ilişkin araştırma yaparak ve eksik bildirimin altında yatan nedenleri ele alarak kadına yönelik şiddet vakalarının bildirim oranlarını artırmak amacıyla tedbirler alınmasını Türk yetkili makamlarına ısrarla tavsiye etmektedir.

198. Kadına yönelik her türlü şiddet eylemi için tam sorumluluk, kolluk kuvvetlerinden ve daha geniş çapta ceza adaleti sektöründen yeterli yanıt alınmasını gerektirmektedir. Bu, devletin, kadına yönelik şiddetin kendi değerlerine karşı olduğunu gösteren bir işaret olarak adli takibata daha fazla vurgu yapması anlamına gelmektedir. Acil uzaklaştırma kararı ve yasaklama veya koruma emirlerini içeren destekleyici mevzuat önemlidir; ancak kovuşturma yapılabildiği durumlarda kovuşturmanın yedeği olarak görülmemelidir. GREVIO, Türkiye’de 6284 sayılı Kanun kapsamında sunulan çeşitli koruma biçimlerine duyulan güvenin, aciliyet duygusunu köreltme ve kovuşturmanın önemine ilişkin nedeni hafifletme eğilimi olduğunu ortaya koymuştur. Bu nedenle, 6284 sayılı Kanunun koruyucu süreçleri, kadına yönelik şiddete daha kolay ve belirlenmiş yanıtı olarak otomatik bir biçimde uygulanırken182, kovuşturma – ve tutuklu yargılama gibi ceza hukukunun sunduğu diğer koruma biçimleri – ikinci bir süreç olarak görülme eğilimi göstermektedir. Bu durum, faillerin sorumlu tutulmasını engeller, devletin kendi vatandaşlarını koruma fırsatını azaltır ve Türkiye’nin kadına yönelik şiddet nefretini gösterememesine neden olur.



199. Türkiye’de ceza adalet sistemi kapsamında yeterli veri bulunmayışı, adli takibat düzeyini, hızını ve etkinliğini değerlendirmeyi imkansız hale getirmektedir. Mahkûmiyetlerle ilgili verilerin eksikliği de mahkumiyet oranlarındaki eğilimleri analiz etmeyi, cezai kovuşturmalardaki yıpranmayı değerlendirmeyi ve Türkiye’nin adli pasiflikle mücadele konusunda gösterdiği çabaların etkisini ölçmeyi imkansız kılmaktadır. 6284 sayılı Kanun kapsamında alınan tedbirlere ilişkin verilerin titizlikle toplandığı ve Türkiye raporunda sunulduğu; ancak şiddetle alakalı suçların (örneğin, iddianameler, cezai kovuşturmalar ve mahkumiyetlere ilişkin veriler, GREVIO’nun anketinde talep edilmektedir) takibatı hakkında hiçbir istatistik bulunmaması gerçeği, kaygı vericidir. Bu raporda daha önce bahsedildiği üzere, yetkili makamların, kadına yönelik şiddete ilişkin adli yanıtların etkinliğini artırmak amacıyla yürüttükleri çabanın etkisini değerlendirmenin temel aracı olan veri toplamayı geliştirmeleri gerekmektedir.







  1. Aile içi şiddete dair 2014 araştırmasının Tablo 7.2'ye bakınız.

  2. 6284 numaralı Kanunda öngörülen önlemlerin uygulanması bu raporda Bölüm VI altında incelenmektedir


200. GREVIO, Türk yetkili makamlarının kovuşturmanın kadına yönelik şiddete ilişkin Türkiye’nin yanıtının temel unsuru olmasını ve 6284 sayılı Kanun çerçevesinde alınan koruyucu tedbirlerin kovuşturma ihtiyacının yerine geçtiği şeklinde görülmemesini sağlayacak tedbirleri almasını güçlü bir şekilde teşvik eder.


  1. Medeni Kanun



    1. Hukuk davaları ve yasal çözümler (Madde 29)



  1. Sözleşmenin temel amaçlarından biri, kadına yönelik şiddet eylemlerinin cezasız kalmasını sonlandırmaktır. Bu, yalnızca ceza hukuku ve diğer tedbirler yoluyla bireysel faillerin sorumlu tutulmasını değil aynı zamanda kanun yollarının devlet aktörleri tarafından herhangi bir kabahati ele alma ve sorgulama konularında kullanıma hazır olmasını gerektirmektedir. Bir kamu dairesinin, kurumunun veya bireysel memurun, şiddet eylemlerini gerekli özen göstererek engelleme, soruşturma veya cezalandırma konusunda yetersiz kalması durumunda (Sözleşmenin 5. Maddesi), mağdurlar ve/veya onların yakınları, bu kişi ve kurumları sorumlu tutabileceklerdir. Dolayısıyla, kendi yetkileri kapsamında gerekli önleyici ve koruyucu tedbirleri alma sorumluluğunu yerine getiremeyen devlet yetkililerine karşı yasal çözümler, bu tür yetersizlikleri telafi etmek amacıyla mağdurlara sunulabilmelidir (29. madde, 2. fıkra).




  1. Bir medeni kanun tedbiri olmamasına rağmen, GREVIO, kendi yasal yükümlülüklerini yerine getiremeyen yetkililerle ilgili şikayette bulunmak isteyen mağdurlar, Türk Ceza Kanunu’nun 257. Maddesine göre, belirli bir suç teşkil eden “görevi suiistimal” ile ilgili yasal hükümlere başvurabilirler. Bu suçun önemli unsurları, kamu görevlisinin görevlerine aykırı bir eylem irtikabı veya ihmali ve bu ihlalin sonucunda mağdurun muzdarip olmasıdır. Kamu görevlilerinin ihmali sonucunda mağdurun ölmesi veya yaralanması söz konusu olduğunda, Türk Ceza Kanunu’nun 83. ve 88. madde hükümleri olan “ihmal suretiyle kasten adam öldürme” ve “ihmal suretiyle kasten adam yaralama” sırasıyla uygulanır. Ayrıca mağdurlar, kamu yetkilileri tarafından işlenen insan hakları ihlallerine ilişkin şikayetleri inceleyen Ombudsmana başvurabilirler. Ancak GREVIO, Türk Ceza Kanunu’nun ilgili hükümleri çerçevesinde ceza mahkemelerinde görülen kadına yönelik şiddete ilişkin davaların yaygınlığı bakımından herhangi bir bilgi elde etmemiştir. Kendi açısından, Ombudsmanın GREVIO’ya sunduğu rapora göre183, şiddet mağduru kadınlar tarafından bu kuruma sunulan şikayetlere ilişkin pek az kanıt bulunmaktadır.



  1. GREVIO, İstanbul Sözleşmesi’nin 19. Maddesi uyarınca mağdurlara sunulan bilgilere kamu görevlilerinin sözleşme dahilindeki şiddet eylemlerinin gerekli özen gösterilerek önlenmesi, soruşturulması ve kovuşturulması konusundaki yasal yükümlülüklerini yerine getirmemesi durumunda mevcut yasal yollara ilişkin unsurların dâhil edilmesi ve şiddet mağduru kadınlar tarafından yapılan şikayetlerin sayısı ve sonuçları hakkında veri tutularak bu alanda ilerleme kaydedilmesi için Türk yetkili makamlarının harekete geçmesini ısrarla tavsiye eder. GREVIO ayrıca, yetkilileri; resmi makamlara karşı mağdurların yasal çözüm yollarına erişmesini engelleyen yaygın nedenleri değerlendirmeye ve bulgulara bağlı olarak, bu nedenleri ele almak üzere tedbirler almaya davet eder.

2. Tazminat (Madde 30)



  1. Türkiye’de suç teşkil eden fiillerin tazminatı, ilkesel olarak Borçlar Kanunu’nun 49.maddesi çerçevesinde ayrı bir kamu davası açmak suretiyle failden talep edilebilir. Bu plan çerçevesinde, mağdurlar kazanç kaybı, ortaya çıkan tıbbi harcamalar, kalıcı şekilde kişisel sakatlık ve geçimini sağlama kapasitesinin kaybı karşılığında tazminat alabilirler. Bununla birlikte, aile içi şiddet de dahil olmak üzere kadınlara karşı herhangi bir şiddetin mağdurunun bu tür dava muamelelerini başlattığını veya bunlardan faydalandığını gösterir nitelikte herhangi bir veri bulunmamaktadır. Dahası, kadına yönelik şiddet mağdurlarına yönelik olarak devletin herhangi bir tazminat planı da yoktur. Türkiye tarafından, Sağlığın bozulması veya vücuda ciddi zarar verilmesi karşısında tamamlayıcı devlet tazminatına dair Sözleşme’nin 30.maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmasından muaf tutmak üzere herhangi bir ön koşul eklenmedi. 184








  1. Bkz. Kamu Denetçiliği Kurumu’nun kadın haklarına dair faaliyetlerinin raporu, Eylül 2017.

  2. Bkz. Sözleşmenin Açıklayıcı Raporu, 166. fıkrasında, “sağlığın bozulmasının” psikolojik şiddet eylemlerinin yol açtığı ciddi psikolojik zararı kapsadığı net bir şekilde belirtilmektedir. İstanbul sözleşmesinin açıklayıcı raporu 143. fıkra

GREVIO, şayet fail zorunlu olduğu tazminatı ödemez ise mağdurun devlete tazminat başvurusunda bulunma hakkı elde ettiği, mağdur haklarına dair taslak kanunun halihazırda yetkililer tarafından ayrıntılı bir şekilde ele alınması için yaptıkları çalışmaları memnuniyetle karşılar. Tazminatın etkin olması için, bu tür bir planın, ortaya çıkan fiili önyargı ve her bir vakanın özellikleri temelinde tazminat miktarını belirleme yetkisini hakimlere vermesi gerekmektedir.


  1. GREVIO Türk yetkili makamlarını, özellikle aşağıdakiler vasıtasıyla, kadına yönelik her türlü şiddet mağdurları için tazminata erişimin kolaylaştırılması ve güvence altına alınmasına yönelik tedbirleri benimsemeye güçlü bir şekilde teşvik eder:




  1. Katalog: wp-content -> uploads -> 2019
    uploads -> Cannes 2015 en iYİ YÖnetmen öDÜLÜ sahiBİ tayvan’IN en iYİ yabanci film oscar adayi the assassin – suikastçI
    uploads -> Locke vizyon Tarihi: 13 Haziran 2014 Yönetmen: Steven Knight Oyuncular: Tom Hardy, Olivia Colman, Ruth Wilson Yapımcı: Paul Webster, Guy Heeley Senaryo: Steven
    uploads -> Her kiz çocuğu bu öYKÜYÜ Bİlmeli, her erkek çocuğu bu öYKÜYÜ kalbine kazimali
    uploads -> T. C. BİLeciK Şeyh edebali ÜNİversitesi MÜhendiSLİk faküLtesi BİLGİsayar mühendiSLİĞİ BÖLÜMÜ
    uploads -> Eed tesislerinin Hava ve Su Emisyonlarının İzlenmesine İlişkin oam referans Raporu Endüstriyel Emisyonlar Direktifi 2010/75/eu
    uploads -> İnsan Hakları Yüksek Komiseri ile Sanal Gayriresmî Görüşme Birleşmiş Milletler’in covid-19 Müdahalesi Hakkında stk’lardan Ortak Açıklama

    Indir 0.93 Mb.

    Arkadaşlarınla ​​paylaş:
1   ...   261   262   263   264   265   266   267   268   ...   503




Veritabanı telif hakkı ile korunan ©dosyalar.org 2022
mesaj gönder

    Ana sayfa