Toplumsal ciNSİyet temelli yasalar, SÖzleşmeler, YÖnetmelikler (kasim 2019) İhd merkezi kadin komisyonu


Uzmanlaşmış destek hizmetleri sağlayan ve kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddetin önlenmesi



Indir 0.93 Mb.
Sayfa223/503
Tarih10.02.2022
Büyüklüğü0.93 Mb.
#23
1   ...   219   220   221   222   223   224   225   226   ...   503
Uzmanlaşmış destek hizmetleri sağlayan ve kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddetin önlenmesi için çalışan tüm kadın STK’lara istikrarlı ve sürdürülebilir fonlama düzeyleri sağlayarak söz konusu STK’ların teşvik edilmesi ve desteklenmesi amacıyla uygun fon akışlarının oluşturulması gibi diğer gerekli tedbirlerin alınmasını güçlü biçimde teşvik eder.




    1. Sivil Toplum Kuruluşları ve sivil toplum (Madde 9)



  1. Türkiye’deki canlı kadın örgütleri hareketi, ülkede kadın haklarında önemli kazanımlar sağlanmasında etkilidir. Savunma ve yoğun kampanya çalışması aracılığıyla, kadın aktivistler kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddet konusunu endişe verici bir mesele olarak Türkiye’deki genel tartışmaların odak noktasına taşımıştır. 1980’lerden itibaren, kadın örgütleri kurulmuş ve birkaç feminist dergi yayımlanmaya başlamıştır. Bütün bunlar kadın hakları ve devletin kadına yönelik şiddete ilişkin ataerkil duruşları desteklemedeki rolü hakkında canlı bir tartışma ortamı yaratmıştır.



  1. Türkiye’deki kadın STK’ların; kadın erkek arasında daha büyük bir eşitlik sağlanması adına bir dizi önemli reformun geçirilmesi için gerekli siyasi destekten yararlanılması konusunda etkili oldukları bilinmektedir. İstanbul Sözleşmesi’nin müzakere süreci, Türkiye tarafından kabul edilmesi ve özellikle Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesine ilişkin 6284 sayılı Kanun’un kabulü dâhil olmak üzere takiben gerekli uygulama tedbirlerinin alınması esnasında kadın STK’ları yetkililer için vazgeçilmez bir ortak olmuştur.



  1. İstanbul Sözleşmesi’nin 9. maddesi kadına yönelik şiddetle mücadelede aktif yer alan ilgili hükümet dışı örgütler ve sivil toplum çalışmalarının taraflarca her düzeyde tanınması, teşvik edilmesi ve desteklenmesini ve bu örgütlerle etkili bir işbirliği sağlanmasını gerektirir. GREVIO değerlendirme süreci boyunca, kadına yönelik şiddetle mücadeleye ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasına yönelik çok paydaşlı bir yaklaşım gösterilmesinin, STK’lar ve sivil toplum ile sağlam bir işbirliği gerektirdiği gerçeğinin yetkililerce kabul edildiğini memnuniyetle kaydeder. İlgili paydaşları bir araya getirmek ve kadına yönelik şiddetle mücadelede alınan tedbirlerin etkililiğini değerlendirmek amacıyla tasarlanan ulusal ve yerel mekanizmaların yanı sıra, yasama ve politika oluşturma süreçlerine STK’ların dahil edilmesi yönünde atılan adımları da ayrıca kaydeder. GREVIO, STK’ların deneyim ve bilgilerinden yararlanan bir dizi projede, STK’ların hükümet desteği aldığına ilişkin bilgiyi de memnuniyetle karşılar 59.



  1. Ancak, sahadaki aktörler ve uluslararası kuruluşlar tarafından “insan hakları örgütleri için daralan bir alan” olarak nitelendirilen bir ortamda özellikle bağımsız kadın örgütleri başta olmak üzere sivil toplum örgütlerinin deneyimlediği artan sınırlandırıcı koşullara ilişkin yüksek endişe de GREVIO tarafından ifade edilir60. Bu örgütlerle yapılan görüşmede, GREVIO bu örgütlerin karşılaştığı zorluklara ve üyelerinin cesaret ve kararlığına ilk elden tanık olmuştur. Hatta bu üyeler arasından birkaçının hükümet politikalarını açıkça eleştirmekten dolayı tutuklanma ve/veya hapis cezası gibi tehlikelerle karşı karşıya olduğu görülmüştür. Maalesef, İstanbul Sözleşmesi’nin savunulmasında tarihi bir rol oynayan bağımsız kadın örgütleri, tanınma ve desteklenme haklarının yetkililer tarafından reddedildiğini hissediyorlar ve bu durum daha yeni kurulan kadın gruplarına özel bir avantaj sağlayabiliyor. 61








  1. Bkz. Türkiye Raporu 6 ila 9. sayfalar.

  2. Bkz. Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği’nin İnsan Hakları Yorumu, 4 Nisan 2017. Ayrıca bkz. Avrupa Konseyi Uluslararası Sivil Toplum Örgütleri Konferansı tarafından kabul edilen CONF/PLE(2017)RES1 sayılı karar, 27 Ocak 2017.

  3. Bkz. İstanbul Sözleşmesi İzleme Platformu tarafından kabul edilen gölge raporun 11. ve 12. sayfaları. Burada yetkililer tarafından belirlenen ya da finanse edilen hükümet tarafından oluşturulan sivil toplum örgütlerine (HOSTÖ) atıfta bulunulmaktadır.

  1. Her koşulda, GREVIO, Türkiye’deki siyasi yelpazedeki tüm kadın STK’ların, ilgili süreçlerde sistematik ve etkili bir biçimde istişarede bulunmalarını sağlayacak genel bir çerçeve olmadığı konusunda ortak görüş bildirdiklerini kaydeder. Şu anda, STK’ların müdahalede bulunabilme kabiliyetleri büyük ölçüde yetkililerin takdirine bağlıdır. Bağımsız kadın örgütleri bu genel durumdan daha muzdarip görünse de, tüm STK’lar politikaların şekillendirilmesi ve değerlendirilmesi amacıyla yetkililerle yapıcı bir diyalogda bulunmak üzere kendilerine daha çok fırsat tanınabileceğini düşünmektedir.




  1. Bu bakımdan, GREVIO, farklı arka planlara ve inançlara sahip kadınlara sesini duyurabilen ve hitap edebilen kadın örgütleriyle ve bu örgütler arasındaki sinerjinin desteklenmesi ve benimsenmesinin önemini vurgular. Kadınların güçlendirilmesi ve onları ilgilendiren süreçlere dahil olmalarının güvence altına alınması yönündeki hedefler göz önünde bulundurularak, yetkililer şiddete karşı faaliyet gösteren kadın örgütlerinin faaliyet alanını teşvik etmeli ve desteklemelidir. Bu sebeple, tüm kadınlara ve kız çocuklarına kendi aralarında örgütlenme ve kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddetle mücadelede aktif rol oynama fırsatı ve bu konuda gerekli destek sağlanmalıdır. Özellikle daha hassas kadın gruplarının ihtiyaçlarına cevap vermek amacıyla, GREVIO Kürt kadınlar gibi belirli etnik grupların mensubu olan kadınlar, kırsal kesimde yaşayan kadınlar, engelli kadınlar, lezbiyen kadınlar ve kayıtlarda bulunmayan göçmen kadınlar dahil göçmen ya da mülteci kadınlar gibi grupları temsil eden kadın örgütlerinin etkili şekilde sürece dahil edilmesinin, başarılı politikalar oluşturmada kilit bir rol üstleneceğinin altını çizer.



  1. GREVIO bahsi geçen STK’ların bulunduğu yerlerde kadınlara hizmet sağlamada yetkililer ile STK’lar arasındaki olumlu işbirliği örneklerine tanık olmuştur. Öte yandan, kadınlara gelişmiş destek sağlanması açısından STK’ların temsil ettiği potansiyel büyük oranda geliştirilebilir. GREVIO, şu zamana kadar yetkililerin tercih ettikleri yaklaşımın, devlet eliyle yürütülen sosyal hizmetler sunulması olduğunu anlamaktadır. Yetkililerin bu yaklaşımı savunurken kullandıkları temel argüman olan STK’ların mali zafiyetleri, aynı zamanda İstanbul Sözleşmesi’nin kadına yönelik şiddeti önlemek ve bununla mücadele etmek için çalışan STK’lara, taraflarca finansal destek sağlanmasını gerektirmesinin asıl sebeplerinden biridir. Şüphesiz devlet teşkilatları kadına yönelik şiddetin ve aile içi şiddetin önlenmesinde ve bunlarla mücadele edilmesinde önemli bir rol oynamaktadır. Son yıllarda bu alana ilişkin kazanılan deneyim sayesinde uluslararası düzeyde sivil toplum ve kadın örgütlerinin sürece aktif şekilde dahil edilmesinin toplumsal değişimin yaygınlaştırılması ve şiddetin azaltılması açısından eşit öneme sahip olduğu görülmektedir. Kadın merkezleri ve kadın sığınma evlerini işletmeleri amacıyla kadın STK’ların teşvik edilmesi ve onlara mali destek sağlanması yoluyla, özellikle en iyi sonucu alabilmek ve mağdurlara etkili koruma sağlayabilmek amacıyla kamu kurumları ile kadın STK’ları arasında yakın bir işbirliği tesis edilirse, yetkililer gelişmiş sonuçlar elde edecektir.


61. Ayrıca, STK’lar, özellikle şikâyette bulunmak istemeyen ve devlet tarafından sunulan bir hizmeti talep ettiklerinde şikâyette bulunmak zorunda kalacaklarını ya da faili bir şekilde cezai soruşturmaya maruz bırakacaklarını düşünen kadınlar başta olmak üzere tüm kadınları seslerini duyurmaya teşvik etme gibi bir avantaj sunar. Bu sebeple, hukuki ya da idari adımların atılıp atılmadığına bakılmaksızın mağdurun güvenini kazanabilme amacıyla, STK’ların sunduğu hizmetlerde katı raporlama yükümlülükleri aranmamalıdır. STK’larca sunulan bu hizmetler özellikle cinsel şiddet alanına belirleyici bir katma değer sağlayacaktır. Bir şiddet türü olan cinsel şiddetin yüksek yaygınlık oranlarına rağmen62 cinsel şiddete ilişkin korkutucu boyuttaki düşük ihbar seviyesi, kadınların ihbar etmeye teşvik edilmesi için erişim eşiğinin düşürülmesi gerektiğini göstermektedir63. Benzer şekilde, kadın STK’lar64 tarafından işletilen kadın sığınma evlerinin açılması özellikle henüz şiddeti resmi yollarla ihbar etmek ya da kolluk kuvvetlerine başvurmak arasında karar verememiş kadınların ve çocuklarının ihtiyaçlarına en iyi şekilde cevap verecektir.

Katalog: wp-content -> uploads -> 2019
uploads -> Cannes 2015 en iYİ YÖnetmen öDÜLÜ sahiBİ tayvan’IN en iYİ yabanci film oscar adayi the assassin – suikastçI
uploads -> Locke vizyon Tarihi: 13 Haziran 2014 Yönetmen: Steven Knight Oyuncular: Tom Hardy, Olivia Colman, Ruth Wilson Yapımcı: Paul Webster, Guy Heeley Senaryo: Steven
uploads -> Her kiz çocuğu bu öYKÜYÜ Bİlmeli, her erkek çocuğu bu öYKÜYÜ kalbine kazimali
uploads -> T. C. BİLeciK Şeyh edebali ÜNİversitesi MÜhendiSLİk faküLtesi BİLGİsayar mühendiSLİĞİ BÖLÜMÜ
uploads -> Eed tesislerinin Hava ve Su Emisyonlarının İzlenmesine İlişkin oam referans Raporu Endüstriyel Emisyonlar Direktifi 2010/75/eu
uploads -> İnsan Hakları Yüksek Komiseri ile Sanal Gayriresmî Görüşme Birleşmiş Milletler’in covid-19 Müdahalesi Hakkında stk’lardan Ortak Açıklama

Indir 0.93 Mb.

Arkadaşlarınla ​​paylaş:
1   ...   219   220   221   222   223   224   225   226   ...   503




Veritabanı telif hakkı ile korunan ©dosyalar.org 2022
mesaj gönder

    Ana sayfa