Toplumsal ciNSİyet temelli yasalar, SÖzleşmeler, YÖnetmelikler (kasim 2019) İhd merkezi kadin komisyonu



Indir 0.93 Mb.
Sayfa146/503
Tarih10.02.2022
Büyüklüğü0.93 Mb.
#23
1   ...   142   143   144   145   146   147   148   149   ...   503
Kabul Edilebilirlik Kararı
1.1. 20 Ağustos 2004 tarihli başvurunun sahibi, 3 Mart 1968 doğumlu bir Türki-ye Cumhuriyeti vatandaşı olan Rahime Kayhan’dır. Kayhan, Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi’nin 11. maddesinin Türkiye tarafından ihlal edilmesi sonucu mağdur olduğunu iddia etmektedir. Başvuru sahibi, Avukat Fatma Benli tarafından temsil edilmektedir. Sözleşme ve Sözleşme’ye ek İhtiyari Protokol, Taraf Devlet tarafından sırasıyla 19 Ocak 1986 ve 29 Ocak 2003 tarihlerinde yürürlüğe konulmuştur.
2.1. Din ve ahlâk kültürü öğretmeni olan başvuru sahibi, evli ve yaşları 2 ile 10 arasında değişen üç çocuk annesidir. Bir devlet üniversitesinde eğitim aldığı süre de dahil olmak üzere, 16 yaşından beri saçını ve boynunu kapatan (yüzü açıkta kalmaktadır) bir baş örtüsü takmaktadır.
2.2. Başvuru sahibi, 26 Eylül 1991 tarihinde, Milli Eğitim Bakanlığı bünyesindeki bir devlet okulu olan Bursa Karacabey İmam Hatip Lisesi’ne öğretmen olarak atanmıştır. 12 Eylül 1994 tarihinde ise Erzurum İmam Hatip Lisesi’nde öğretmen olarak çalışmaya başlamış ve Mehmetçik Ortaokulu’na tayin edilene dek bu okulda beş yıl süreyle hizmet vermiştir. İlk tayini çıktığında ve kimlik kartlarında (örneğin ehliyet, öğretmen kimliği, sigorta karnesi vb.) kullanılmak üzere fotoğraf çektirdiğinde, hep başörtülüdür.
2.3. Baş örtüsü taktığı için 16 Temmuz 1999 tarihinde uyarı almış ve ardından maaşından cezai bir kesinti (1/30) yapılmıştır. Başvuru sahibi bu cezaya itiraz etmiş ve itiraz işlemleri devam etmekteyken 4455 sayılı Af Yasası yürürlüğe konmuş ve söz konusu ceza başvuru sahibinin sicil kaydından silinmiştir.
2.4. Başvuru sahibine 13 Ocak 2000 tarihinde, kılık kıyafet yönetmeliğine uymadığı, sınıfa saçı kapalı bir şekilde geldiği ve ideolojik ve siyasi amaçları yüzünden kurumun huzur, sükûn, çalışma düzeni ve ahengini bozduğu iddiası ile hakkında bir soruşturma başlatıldığını belirten bir yazı tebliğ edilmiştir. Kendisinden yazılı bir savunma sunması istenmiştir.
……………………………………………………………….

  1. Bu metnin İngilizceden Türkçeye çevirisi Defne Orhun tarafından yapılmıştır.




  1. Bu kararın tümü değil sadece belirli bölümleri alınmıştır – ed.n.




  1. Orijinal karar metni için bkz. http://www.un.org/womenwatch/daw/cedaw/protocol/decisions-vi-ews/8_2005.pdf (erişim: 28 Eylül 2009).

  2. CEDAW Komitesi olarak anılmaktadır.

2.5. Başvuru sahibi 8 Şubat 2000 tarihinde, kurumun huzur ve sükûnunu bozacak hiçbir davranış sergilemediğini ifade ederek kendini savunmuştur. Geçen sekiz yıl süresince iki küçük çocuk büyütüyor olmasına rağmen çok çalışmış, hiçbir siyasi veya ideolojik amaç gütmemiş, öğretmenlik alanındaki başarılarından ötürü müfettişler tarafından pek çok kez takdir edilmiş, ülkesini seven ve kendisini cumhuriyete ve demokrasiye adamış bir insan olarak ülkesine ve milletine bağlı bir Türk gençliği yetişmesi için yardımcı olma amacı taşımıştır.
2.6. Milli Eğitim Bakanlığı, 29 Mart 2000 tarihinde dosyasını inceleme ve kendisini sözlü olarak veya bir avukat aracılığıyla savunma hakkı bulunduğu yönünde baş-vuru sahibini bilgilendirmiştir.
2.7. Başvuru sahibi bu yazıya, hakkındaki suçlama ve ithamların doğru olmadığı-nı ileri süren on yeminli ifade ile karşılık vermiştir. Başvuru sahibinin avukatı Üst Disiplin Kurulu’na, başvuru sahibi hakkındaki iddiaların doğru olmadığını ve “soruşturma raporunda başvuru sahibinin ahengi bozduğuna dair” hiçbir kanıt bulunmadığını ifade eden sözlü ve yazılı dilekçeler sunmuştur. Başvuru sahibi cezalandırılacak olursa, bu cezanın çalışma, din, vicdan, düşünce ve seçme özgürlükleri de dahil olmak üzere ulusal ve uluslararası hukuk ilkelerinin ihlaline yol açacağını belirtmiştir. Bu ceza aynı zamanda ayrımcılık yaratacak ve kişinin kendisini bedensel ve ruhsal olarak geliştirme hakkının da ihlali anlamına gelecektir.
2.8. Başvuru sahibi, 9 Haziran 2000 tarihinde Üst Disiplin Kurulu tarafından keyfi bir kararla görevinden uzaklaştırıldığını dile getirmektedir. Kurul’un bu kararı, başvuru sahibinin sınıfta baş örtüsü takmasının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinin E fıkrası (a) bendi uyarınca, siyasi amaçlarla kurumun “huzur, sükûn ve çalışma düzenini bozma” eylemine eşdeğer nitelikte bulunduğunu dile getirmektedir. Bunun bir neticesi olarak başvuru sahibi, devlet memuru statüsünü bir daha kazanmamak üzere kaybetmiştir. Başvuru sahibi, başka şeylerin yanı sıra, geçim kaynağını büyük bir oranda kaybetmiş, emeklilik hakkı için yapılan kesintileri, maaş ve gelir faizini, eğitim yardımını ve sağlık sigortasını da kaybetmiştir. Türkiye’deki özel okulların da Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı olduğunu öne sürmek suretiyle, baş örtüsü taktığı müddetçe bir özel okulda da öğretmenlik yapmasının mümkün olmadığını belirtmektedir. Disiplin cezalarının en ağırına çarptırılmış bir kadını hiç kimse işe almak istemeyecektir.
2.9. Başvuru sahibi, 23 Ekim 2000 tarihinde, baş örtüsü takmak suretiyle Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinin E fıkrası (a) bendini ihlal etmemiş olmasına rağmen meslekten ihracının iptal edilmesi talebiyle Erzurum İdare Mahkemesi’nde dava açmıştır. Çarptırılabileceği en ağır cezanın ihraç değil, olsa olsa uyarı veya kınama olması gerektiğini iddia etmiştir. Başvuru sahibi cezanın meşru bir amaç taşımadığını ve demokratik bir toplum için gerekli bir müdahale teşkil etmediğini ileri sürmektedir.
2.10. Erzurum İdare Mahkemesi, 22 Mart 2001 tarihinde, başvuru sahibine verilen cezanın hukuku ihlal etmediğine kanaat getirerek iptal talebini geri çevirmiştir.
2.11. Başvuru sahibi, 15 Mayıs 2001 tarihinde, Erzurum İdare Mahkemesi’nin kararına karşı Danıştay’da temyiz davası açmış ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesi E fıkrası (a) bendinin uygulanabilmesi için, kamu düzenini bozan somut bir eylem gerçekleştirilmiş olması gerektiğini iddia etmiştir. Başvuru sahibinin böyle bir eylem gerçekleştirdiğine ilişkin hiçbir kanıt bulunmamaktadır. Başını kapatmış ve böylece Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Çalışan Personelin Kılık ve Kıyafetine Dair Yönetmeliği ihlal etmiştir.
2.12. Danıştay 12. Daire Başkanlığı, 9 Nisan 2003 tarihinde, usul ve esas yönünden yerinde bir karar olduğu gerekçesiyle Erzurum İdare Mahkemesi’nin kararını onamıştır. Bu nihai karar başvuru sahibine 28 Temmuz 2003 tarihinde tebliğ edilmiştir.

Katalog: wp-content -> uploads -> 2019
uploads -> Cannes 2015 en iYİ YÖnetmen öDÜLÜ sahiBİ tayvan’IN en iYİ yabanci film oscar adayi the assassin – suikastçI
uploads -> Locke vizyon Tarihi: 13 Haziran 2014 Yönetmen: Steven Knight Oyuncular: Tom Hardy, Olivia Colman, Ruth Wilson Yapımcı: Paul Webster, Guy Heeley Senaryo: Steven
uploads -> Her kiz çocuğu bu öYKÜYÜ Bİlmeli, her erkek çocuğu bu öYKÜYÜ kalbine kazimali
uploads -> T. C. BİLeciK Şeyh edebali ÜNİversitesi MÜhendiSLİk faküLtesi BİLGİsayar mühendiSLİĞİ BÖLÜMÜ
uploads -> Eed tesislerinin Hava ve Su Emisyonlarının İzlenmesine İlişkin oam referans Raporu Endüstriyel Emisyonlar Direktifi 2010/75/eu
uploads -> İnsan Hakları Yüksek Komiseri ile Sanal Gayriresmî Görüşme Birleşmiş Milletler’in covid-19 Müdahalesi Hakkında stk’lardan Ortak Açıklama

Indir 0.93 Mb.

Arkadaşlarınla ​​paylaş:
1   ...   142   143   144   145   146   147   148   149   ...   503




Veritabanı telif hakkı ile korunan ©dosyalar.org 2023
mesaj gönder

    Ana sayfa